Amara Hangi Dilde?: Dilin Peşinden Giderek Güldüren Bir Yolculuk
—
Hayat, bir dil öğrenme yolculuğu gibidir, değil mi? Bir yanda dildeki kurallar, diğer yanda anlamını çözmeye çalıştığın kelimeler… İzmir’deki 25 yaşımda, her sabah uyanıp, kahvemi alırken birden Amara hangi dilde? diye sormaya başladım. Evet, doğru duydunuz! Bazen insanın içi öyle bir felsefi bir boşlukla dolar ki, bir an her şeyin derinine inmeye başlıyorsunuz. Özellikle “Amara hangi dilde?” gibi cümleler kafamda dönüp duruyor. Ama bir yandan da fark ediyorum ki, bu işin içinde bir komedi de var!
Amara Hangi Dil? Şu An İçimdeki Kargaşayı Anlatıyor
Bundan bir hafta önce, kahvaltıdan sonra arkadaşlarımla buluşmaya karar verdik. Beni tanıyorsanız, çok espri yaparım ama içimden de her şeyi fazla düşünürüm. Şimdi, hemen konumuza geliyorum: Amara hangi dilde? sorusu beynimde dönüp duruyor ama nasıl açıklayayım, bilmiyorum.
Beni biraz tanıyorsanız, ne kadar kafayı takıp gereksiz yerlerde de derinleştiğimi bilirsiniz. O gün arkadaşım Mehmet’le sohbet ederken tam da bu soruyu sordum: “Mehmet, Amara hangi dilde?”
Mehmet kafasını kaldırıp bana bakarak, “Sen de ne saçma bir soru sordun, oğlum. Amara’nın bir dili mi var?” dedi.
Hadi şimdi, gelin biraz oraya gidelim.
“Amara Hangi Dil?” Bir Efsaneleşen Sorunun Yolu
“Amara”, duyduğumda hep bir tür bilim kurgu senaryosu aklıma gelir. Bir robot mu, bir yapay zekâ mı? Ve o sırada gerçekten de bir şey fark ettim: Hepimiz bazen, o bildik dijital dünyaya sıkışıp kalıyor ve tüm soruları ona göre soruyoruz. İşte benim bu “Amara hangi dilde?” sorusuyla da amacım, hayatın karmaşasını ve bazen garip sorularla boğulmayı anlatmaktı.
“Amara” kelimesini bir sürü yerde duydum, mesela bir uygulama adı, bir TV dizisinin karakteri falan… Ama tam olarak ne olduğu konusunda kafamda bulanık bir bölge vardı. Ama içimdeki o gereksiz detaya takılan “oğlum, işte böyle bir şey olmamalıydı” kısmı yüzünden soruyu arkadaşlarıma sordum.
—
Amara Hangi Dil?: Komik Bir Dil Bilgisi Fırtınası
Kafamdaki karışıklık artmaya başladı. Şimdi bu soruya bir açıklama getirmem gerekiyor, ya da en azından biraz espri yapmalıyım. Çünkü, kimse gerçekten Amara hangi dilde? sorusuna ciddi bir cevap vermez, değil mi?
Ama ne zaman bu konuda derinleşmeye başlasam, iç sesim hemen devreye giriyor.
İç ses:
Evet, Amara. Hangi dilde? Bu çok önemli bir soru. Yoksa belki de Amara aslında bir dil değil, bir yaşam tarzıdır? Ama eğer Amara gerçekten bir dilse, o zaman hangi dilde bu dili konuşuyoruz? Türkçe, İngilizce, belki de Esperanto…
Neyse ki, biraz sakinleşip aklımdan bu düşünceleri atabildim. Ve bir çözüm buldum. Durumun bu kadar karmaşık olduğu, hayatın bu kadar anlaşılmaz olduğu yerde, işte tam da bunu yapmam gerekiyordu: Komik bir şekilde yaklaşmalıydım.
—
“Yok Artık!” Diyebileceğiniz Bir Diyalog
Bir grup arkadaşımla bir kafede oturuyorduk. Şimdi, kafede biri “Amara hangi dilde?” diye sorsa, o an gülmekten öldürebilirdi insanı. O yüzden bir an kendimi şanslı hissettim. Bu soruyu kendim sordum.
Ben:
“Arkadaşlar, size bir soru soracağım. Amara hangi dilde?”
Murat:
“Abi, sen deli misin? Cevap ne ki?”
Büşra:
“Sakın ha, Amara’yı başka bir yere koyma! Bilmiyorsan, bilmediğini kabul et.”
Emre:
“Yahu Amara bir şey değil ki, senin kafan karışmış. Bu soru normal mi?”
Ben:
“Evet ama öyle bir içsel huzur hissi var ki, her şeyin anlamını sorgulamak istiyorum. Hangi dilde olduğunu bilmem önemli. Belki de dil, bir arayış.”
Büşra:
“Açık konuşalım. Sen yine çok kafaya taktın! Amara bir uygulama adı, sana ne oluyor?”
Emre:
“Ya birader, bu kadar derinleşme işini sevmiyorum. Kafayı bırak da Amara’yı aç, en azından eğlenelim.”
—
Sonra ne oldu? Benim o kadar derin düşüncem birden silindi. Arkadaşlarımın rahat tavırlarıyla birlikte gerçekten de Amara’yı açtık ve dakikalar içinde bir video izleyerek güldük. İşte hayatın gerçekliği: Zihnimizdeki karmaşalar, aslında çoğu zaman çok fazla anlam taşımaz.
Ama yine de, Amara hangi dilde? sorusu kafamda tüyleri diken diken yapıyor, anlayacağınız. Çünkü, biz insanız ve her şeyi derinlemesine düşünmek zorunda hissediyoruz.
—
Sonuç: Belki de Amara Bizim İçin Bir Dil
Ve işte sonunda vardığım sonuç: Belki de Amara aslında her dilde! Bir bakıma, hayatımızın içinde bir dil var, ama ona bazen espri dili ya da sorunlar dilini diyebiliriz. Herkesin anlamayacağı, fakat içeride bir yerlerde, anlayışla buluştuğumuz bir dil bu.
Amara, bazen derinlere inmemizi sağlayan ama bazen de unutmamız gereken gereksiz bir karmaşadır. Bir araya geldiğimizde, o soru bile daha komik hale gelebilir. Hani dediğim gibi, biz insanoğlu bazen gereksiz bir derinlikte boğulabiliriz ama o noktada önemli olan, hep birlikte gülebilmek. Amara hangi dilde? sorusu belki de biraz da bu yüzden kafamızda dönüp duruyor.
Ama en sonunda hepimiz aynı dili konuşuyoruz: Kahkahalarla, gülerek ve her şeyi biraz daha basite indirerek!